PEYAMİ SAFA KİTAPLARINDAN ALTI ÇİZİLİ SATIRLAR


Altını çizdiğimiz satırlar, bir gün geri gel ve beni tekrar oku, demektedir bize. Bir kitaba dair ipuçlarının ve hararetli bir sohbette hatırlamak isteyeceğimiz bizim yerimize taşı gediğine koyuveren, en güçlü duyguların bir aksisedasıdır. Kitabın kapağını kapatıp yıllar sonra yeniden açtığımızda ilk günkü gibi atan sıcacık bir kalp karşılar bizi. Sırf bu satırlar sebebiyle kitaplarımızı başkalarına emanet etmekte tereddüt ederiz. Çünkü kitabı okurken bize kalanların hulasasıdır onlar.

PEYAMİ SAFA KİTAPLARINDAN 20 ALTI ÇİZİLİ SATIR

1-DOKUZUNCU HARİCİYE KOĞUŞU

“Onu o kadar kıskanıyorum ki saadetinin içine daha fazla giremiyorum, kendime dönüyorum, fakat içimde ne kargaşalık! Bana tâbi olmayan binlerce hayaller ve hatıralar, şiddetli bir anafor içinde savruluyorlar.” Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Ötüken Neşriyat, syf.44

“Yalana her şey isyan etmelidir. Eşya bile: Damlardan kiremitler uçmalıdır, ağaçlar köklerinden sökülüp havada bir saniye içinde toz duman olmalıdır, camlar kırılmalıdır, hatta yıldızlar gökyüzünde bin parçaya ayrılmalıdır.” Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Ötüken Neşriyat, syf.51

Odaya Erenköy akşamları doluyordu. Her şeyin uzaklaştığı saat. Güneş ve renkler çekiliyor. Odada madenî eşyanın donuk parıltısı. Her şeyde bir iç çekilişi, bir sönme, bir hafifleme var. En katı cisimler bile eriyor ve Erenköy bayılıyor.” Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Ötüken Neşriyat, syf.71

“Deniz gibi yayılıyor ve beni çeviriyorlar. Serinliklerini hissediyorum. Denizde, çıplak vücudumu saran dalgaların birdenbire taş kesilmeleri gibi, duvarları giyiyorum.” Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Ötüken Neşriyat, syf.100

“Hastane hayatı dışarıdan yalnız bir koku ile ayrılıyor. Bu koku hastanenin ruhudur.” Peyami Safa, Dokuzuncu Hariciye Koğuşu, Ötüken Neşriyat, syf.104

2-BİR TEREDDÜDÜN ROMANI

“Evet kitap okumak bir sanattır; belki yazmak kadar güç bir sanat.” Bir Tereddüdün Romanı, Ötüken Neşriyat, syf.23

“Beni humma ile karışık derin bir korku sarar ve duvarların sükûtu beni dehşete düşürür. İçinde yalnız yaşanan odaların sessizliği ne kadar derindir ve ne kadar korkunç! Bu yalnız vücudun değil, ruhun etrafını da çeviren bir sükûttur ve mobilyalardan biri çatırdayacak olsa, insan iliklerine kadar titrer; çünkü bu ıssız odada hiçbir gürültü mamul değildir.” Bir Tereddüdün Romanı, Ötüken Neşriyat, syf.34

“Bir insanı tamamıyla tanımak için bazen asırlar bile yetişmez; kâfi derecede tanımak için bazen bir an bile yetişir.” Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, Ötüken Neşriyat, syf.50

“Yaşamak, yaralamak ve yaralanmaktır; fakat insanca…” Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, Ötüken Neşriyat, syf.173

“İçimizde sıraya dizilen sayısız benliklerimiz ipi kopmuş bir tespih gibi nasıl dağılıveriyorlar!” Peyami Safa, Bir Tereddüdün Romanı, Ötüken Neşriyat, syf.181

3-MATMAZEL NORALİYA’NIN KOLTUĞU

“Ne zaman sıkıntıdasın, bu hapları yutacağın yerde, derin bir nefes al, içinden tut nefesini, yüreğinden bir kere, ama yüreğinden, sözüme dikkat et, yüreğinden, yüreğinden anladın mı, yüreğinden bir kere ‘Allah’ım’ deyiver, sonra nefesini birden koyuver.” Peyami Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Ötüken Neşriyat, syf.66

“Kendisi bir kuyudur ki, içine evvela kendisi düşmüştür.” Peyami Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Ötüken Neşriyat, syf.105

“Delilik şüphesiz aptallıktan iyidir. Delilik, var olmuş bir zekanın yok oluşudur; aptallık, var olmamış bir zekanın var olmamaya devam edişidir. Deliliğin hiç olmazsa mazisi şanlı. Aptallığın şerefli bir tarihi bile yok.” Peyami Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Ötüken Neşriyat, syf.137

“Her biri birer kilise halini alan bugünkü dünya üniversitelerinde papaz profesörlerin, önünde tir tir titredikleri ilim disiplini, Orta Çağ fideizminin daha az müsamahalı yeni metotlara dayanarak sürüp gelmesinden başka bir şey değildir.” Peyami Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Ötüken Neşriyat, syf.246

“Garabete bak ki, bizi şimdi ayıran şey birbirimizi haklı buluşumuzdur. Ben o günkü sen oldum, sen de o günkü ben… Ruhlarımız tersine çevrilince ihtilaf ve dava aynı kaldı.” Peyami Safa, Matmazel Noraliya’nın Koltuğu, Ötüken Neşriyat, syf.299

4-YALNIZIZ

“Bu dünya o kokladığın limona benzer: Yuvarlak, ekşi… Fazla sıkmaya gelmez, tadı kaçar.” Peyami Safa, Yalnızız, Ötüken Neşriyat, syf.51

“Âşıklara haber vermek isterim. Kalbin bütün meseleleri yalnız kalpte halledilir. Çünkü bir hissin hakkından ancak başka bir his gelir.” Peyami Safa, Yalnızız, Ötüken Neşriyat, syf.57

“Her hastalık evvelâ ruhta başlayıp sonra vücuda sirayet etmiş bir isyandır.” Peyami Safa, Yalnızız, Ötüken Neşriyat, syf.73

“Dünyasından memnun olmayanlar ne kadar benziyorlar birbirlerine.” Peyami Safa, Yalnızız, Ötüken Neşriyat, syf.191

“Çünkü susmak cevapların en fenasıdır.” Peyami Safa, Yalnızız, Ötüken Neşriyat, syf.254


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0 Tartışmaları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir