Şair! ağlama duvarı değil, süresiz
bir gül’ün defteridir o, aldanma
sakın, çünkü arılardan bir donanma
yaklaşıyor dil’in koyuna, ne siz
ne de bu mâî deniz sûretinde göze
görünen şiir, Kudüs’ü anlamayan
nesle âşinâ değiliz, niçin nümâyân
bir fecre yazıldı o yeşil dize
ve zeytin dağı’na doğru ağır ağır
yürüdü bütün kuzular niçin
krallar ve şairler, hep’in ve hiç’in
çağrısına yalancı, dilsiz ve sağır
ben ki senin harmaninim beytü’l
makdis, erguvan harmanin… tâcım
ve bir karnavalı hatırlatan acım
âh yüzün teg açmadı mı gül
bil ki tılsımlı kavisler çizerek
şarkı söyleyen ve mutlak beden
olan yazıdaki harfleri yeden
insan yüreğini kavramak gerek

0 Tartışmaları