AYA SANAT ve DÜŞÜNCE VAKFI KAPILARINI AÇTI


AYA Sanat ve Düşünce Vakfı, 29 Mayıs 2025 tarihinde coşkulu bir törenle kapılarını açtı. Üsküdar Bağlarbaşı’nda bulunan vakıf merkezinde yapılan açılışa edebiyat ve sanat dünyasından seçkin isimler, akademisyenler ve kalabalık bir davetli topluluğu katıldı.  İstanbul’un fethinin 572. yılında, fethin yıldönümü sevinci vakfın kuruluş sevinciyle harmanlandı.

“Yerden Göğe İnsan” mottosuyla yola çıkan vakfın açılışında; Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, Beşir Ayvazoğlu, Prof. Dr. Hasan Akay, Mahmut Bıyıklı, Dr. Ramazan Arıtürk konuşmalarıyla AYA’nın kuruluşunun önemine değindiler. Ayrıca açılışa katılamayan ancak gönderdikleri mesajlarıyla Prof. Dr. Musa Kazım Arıcan, Prof. Dr. Ahmet Nedim Serinsu ve Hüseyin Su, vakfın açılış heyecanına ortak oldular.

Prof. Dr. İhsan Fazlıoğlu, düşünce ve sanat ilişkisine dikkati çektikten sonra vakfın özgünlüğüyle ilgili temennilerde bulundu. Beşir Ayvazoğlu, AYA Sanat ve Düşünce Vakfı’nın uzun ömürlü ve hayırlı işlere imza atmasını temenni ederken Prof. Dr. Hasan Akay, kuruluş niyetinin coşkusuna şahitlik ettiği vakfın muvaffak olacağına inancının tam olduğunu söyledi. TYB İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı ise konuşmasında vakıfların ancak gönül ehli insanlarla yürütülebileceğini vurguladı.

Vakfın kurucularından Dr. Ramazan Arıtürk, Bosna’dan, Kırım’a uzanan bir konuşma düzleminde çocukların ve gençlerin yetişmesinde vakıfların önemini dile getirdi. Kırım’da yaşadığı bir hadise üzerinden bayrak gölgesi ve ezan sesinin değerini hatırlatan Arıtürk, İstiklal Marşımızın “Bu ezanlar ki şahadetleri dinin temeli/ Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli” mısralarının her Türkün amin demesi gereken bir dua anlamı taşıdığını ifade etti. 

Vakfın kurucularından A. Ali Ural konuşmasında, “Aya Açılış Bildirisi”ni sundu. Ural, kültür emperyalizmine vurgu yaparak vakfın bu konudaki duruşunu ve hedeflerine dikkat çekti. Konuşmasında, “Büyük bir kültürel yıkımla karşı karşıyayız. Binlerce enkaz kaldırılmak için arama kurtarma ekiplerini beklerken deprem olmamış gibi hayatımızı sürdüremeyiz. Sorumluluk şuuruyla enkazdan bir tuğla olsun kaldırmak milli, İslâmî hatta insani bir görev hâline gelmiştir,” dedi. Ural, sanat ve kültür insanlarını bekleyen vazifelere vurgu yaptı. Sözlerini, “Kültür emperyalizmi hafife alınmayacak bir kuvvet olarak karşımızda durdukça meselenin milli devlet boyutunda ele alınması kaçınılmazdır,” diyerek sürdüren Ural, “Milli kültür meselesi milli bağımsızlık meselesidir,” diyerek kültürü korumanın bir bağımsızlık mücadelesi olduğunun altını çizdi. Ural, konuşmasını, “Ay yıldızın altındaki ‘Aya’ otağı ustalarla çerağları aynı ateşin etrafında toplayan bir Dede Korkut ocağı olsun istedik. Vakfın kapılarının 29 Mayıs’ta açılması kültürel fethin neferleri için bir duadır. Birbirinden ayrılmaz kardeşler olan sanat ve düşünce ise rüyamızın ana direkleridir. İşaretimiz Türk otağı, şiarımız, ‘Yerden Göğe İnsan’dır,” diye tamamladı.

AYA Sanat ve Düşünce Vakfı Basın Koordinatörlüğü

bilgi@ayavakfi.org


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0 Tartışmaları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir