Bayramda Bayramı Özlüyoruz


Kurban Bayramı dolayısıyla akademimizin şair ve yazarlarına mikrofonu uzattık. Bayramımızı kutlamakla yetinmedi düşünce ve duygularını da paylaştılar AYA’yla.

A.Ali Ural:

Bıçağın insanı kesmeyişinin bayramıdır Kurban Bayramı. Hac gibi ağır bir ibadeti yerine getirişin sevincidir kurbanla taçlandırılan. Hacca gidemese de yeryüzündeki bütün müminler kalben katılırlar bu sevince. Çünkü bayram bir İslâm şiarıdır dünyanın bütün belalarına karşı ayakta tutulması gereken. Bu yüzden bayramımız mübarek olsun. Fakat Gazze’de bıçak insanı kesti. Müslümanların gözlerinden sakındığı çocuklarını kurban etti Siyonizm. Gözlerimizin önünde yaptı bunu. Bu yüzden bayram kelimesini telaffuz ederken yüzümüz kızarmalı. Bu yüzden bayramda bayramı özlemeliyiz.


Ahmet Akarsu:

Kurban yakınlık demek. Kalplere bu yakınlığın tadı dolsun… Güzel ülkemize daim huzur, afiyet ve hayat neşesi; dünyanın ve aklımızın bir köşesinde üzülme parantezine alıp dondurduğumuz, o hiç tanışmadığımız kardeşlerimize Allah’tan öz birer hürriyet ve kendi ülkelerini inşâ imkânı dilerim. “Bayram o bayram ola” denilen bayramlara, öyle güzel günlere çıkmak ümidi, duası ile… Hayırlı bayramlar.


Ali Seyyah:

Kimimiz kederlerle, kimimiz müjdelerle, kimimiz yeni kıyafetlerle, kimimiz deniz kıyısında, kimimiz intiharın eşiğinde, kimimiz aç, kimimiz berrak göğe ve yıldızlara bakarak bu bayramı düşündü. Fakat içerisinde bir lokma vicdan kalmış olan her insan için hüzün bayramıdır bu gelen. Filistin’de akan kan kapı eşiklerimizden içeriye kadar ulaşmışken, Doğu Türkistan’da bir perde arkasında kardeşlerimizin ruhları çalınıyorken sevinmek abes geliyor. Acı olan tarafı ise bütün bu zulümlerin olabilirliğine alışmış bulunuyoruz. Artık canımız eskisi kadar yanmıyor. Beş yaşındaki Verd el-Şeyh Halil alevlerin içinde yürürken bizim için bir filmden farksızdı. Fakat benzer bir filmin oyuncuları olma ihtimalimizi de unutmuş bulunuyoruz.

Hatırlatma: Yarın sabah Doktor Ela en-Neccar’ın güzeller güzeli dokuz evladına cennette bayramlık giydirilecek.


Ayşe Mercan Kara:

Bayramda gökten yere yükselmiş bıçaklar tekbir sesleriyle ıslanacak. Yoksulu, düşkünü unutmamak için paylaşılanlar gerçek rızıklarımız olacak. Filistinli kardeşlerimiz başta olmak üzere bütün Müslüman âleminin Kurban Bayramı’nı tebrik ederim. Zulmün gölge düşürmediği nice bayramlara.


Ayşe Uçkan:

Senin yüce varlığına (C.C) kurbiyet; adanan İsmail olmayı gerektiriyorsa, İsmail, sabırla Hacer olmayı mücbir kılıyorsa, Hacer, canından özgeden vazgeçen İbrahim olmayı zorluyorsa, İbrahim eyle bizi Yarâb…Yoksa bayram ne? Yoksa bayram nerede müminlere?

Rasul-ü zî şan aşkına, Kur’ân-ı Azîmü’ş şân hürmetine bizleri affeyle…


Badrawy Ali:

“bahardır çocukların seslendiği”

Her biri ayrı bir kır karanfili olan tebessümler süslesin bayramımızı. Kan değil kırmızı, kefen değil beyaz, illet değil sarı karanfiller serilsin yollara. Bayramda kahır içinde kardeşlerimiz uzakta mahpusken, burada bütün şekerler biraz tuzludur. Kavuşmak temennisiyle. Bayram bayram ola.


Bünyamin Demirci:

Çocukluğumuzdan bu yana, dedelerimizden duyduğumuz eski günlere özlem cümlelerini yaşımız ilerledikçe biz de kurar olduk. Bize bunu düşündüren nedir diye sorduğumuzda benim karşıma çıkan cevap ruhun bedenin gerisinde kalması oluyor. Atalarımızdan bize kalan temiz şeyler her kuşakta azalarak ve özlemi çoğaltarak tükeniyor. Sanırım kıyamet böyle böyle kopuyor.

Müslümanın bayramı, ramazanı, hac ve hatta namazı soyut alandan çıkmış durumda. Ruhunun nerede olduğu bilinmezken ibadet eden beden ne elde eder. Kutsalları işgal altında olan ümmet asıl savaşına ne zaman döner acaba!

Filistin bize işte bu uyuşukluğu ruhsuzluğu gösterir durur yıllardır. Cihat nasıl yapılır gösterir Filistin. Herkese kendi kalbindeki amerikayı ve siyonizmi yenme uyanıklığı ve gücü versin Allah.

Bayram o zaman bayram ibadet o zaman ibadet olur inşallah.


Ceyhun Balcı:

Bayram sabahı kalpler birleşir, eller dostluğa uzanır, ruhlar barışın gölgesinde bir an olsun dinlenir. Lakin bizler, ne garip bir haldeyiz ki bu mübarek sabaha ikiye bölünmüş bir gönülle uyanırız: bir yanda huzurun titrek alevi, diğer yanda sızının dinmek bilmez ağırlığı. Gözlerimiz, sofraların bereketine değil bombaların karanlığında bayramı yaşamaya çabalayan çocuklara döner. Sofralar kurulur, ekmek bölüşülür, kahkahalar yükselir; ama içimizde bir boşluk, bir mahzunluk, sanki ruhumuzun bir parçası uzak diyarlarda, mazlumun gözyaşında kaybolup gitmiştir. Bu bayram, yine bayramı özlüyoruz. Ne zaman ki mazlumun yanağı mutluluk gözyaşıyla ıslanır, ne zaman ki yeryüzünde adaletin nefesi kalpleri serinletir, işte ancak o zaman bayram, bayram olur. Allah bu yaralı ümmette yeniden hakiki bir bayram nasip etsin, huzur her yüreği sarsın, acı sonsuza dek silinsin, çocuklar korkusuzca gülsün, sofralar yalnızca ekmekle değil, sevgiyle dolsun.


Derya Özer:

Beklemek. Bir bayram günü ziyarete gelecekleri beklemek: Dost, akraba, konu komşu, evlat, torun… Bayram beklemektir. Kapısını çocukların çalmadığı bayram bayram mıdır? Özel hazırlanmış mendillere sarılı bayramlık sevincini yaşamayanımız var mı? Kıyı köşe ev temizliği, kat kat açılmış baklavalar, bayram için özel hazırlanmış kıyafetler bugün bayram dedirtmez mi hepimize? Bugün bayram. Gazze’de çocukların çalacağı kapı kalmadı. Bugün bayram. Gazze’de kapıları açacak anneler yok. Bugün bayram. Gazze’de babalar misafir bekleyemiyor. Bugün bayram. Kurban Bayramı. Kurban kim, kurban eden kim, buna seyirci kalan kim? Buruk bir bayram. Elimiz kolumuz bağlı. Aklımız Gazze’de kalbimiz Filistin’le. Hadi bayram harçlıklarınızı hazırlayın. Kardeşlerimiz bekliyor. Gazze’de soykırım yapanların helak yakındır. İnşallah Rabbim Filistin halkıyla beraber bize nasip eder zaferi yaşamayı. Öyle ki bayram o bayram olsun.


Gonca Güleş:

Allah’a teslimiyeti kutladığımız bir bayramı daha yaşıyoruz çok şükür. Mübarek olsun. Nice bayramlar diliyorum sağlık, sevinçle. Müslüman Filistin halkına döktükleri kanların karşılığında bu dünyada vatana, ahirette cennete kavuşmalarını diliyorum.


Güldane Ersoy:

Yıllardır özellikle bayram günlerinde Filistinli kardeşlerimize saldıran alçak, siyonist israil, bayram sevincimizi kursağımıza tıkıyordu. Lakin son bir buçuk yıldır Gazze’de yaptığı soykırımla sadece bayramlarımızı değil her günümüzü hüzne çevirdi. Her şeye rağmen ne Gazzeli, Filistinli kardeşlerimiz ne de bizler gelecek özgür ve güzel günlerin, mutlu bayramların umudunu asla kaybetmedik. Çünkü biliyoruz ki Allah cc bizimle birlikte. “La tahzen innallahe meana!”


Gülran Aytaç:

Camilere gelir bayram. Teşrik tekbirlerine. Allah’ın ismiyle ve Allah için kesecek bıçağa gelir. Gazze’ye, Doğu Türkistan’a zulmün bitmediği kardeşlerimizin gökyüzüne de gelsin bayram. Onların gökyüzünde yankılansın tekbirlerimiz. “Allahu ekber” Bayram o vakit, bayramda özlediğimiz değil, göz aydınlığımız olur.


Hilal Karaman:

Bayramın ilk çağrıştırdığı çocuklardır. Gözümüzde bayramlıklarını yatağının altına saklayan, arife gecesi ertesi günü iple çeken çocuklar canlanır.
Filistin’de yatağı mezar olan çocuklar. Ayakkabı giyecek bacakları bombalarla parçalanmış çocuklar.
Elbise giyecek kolları olmayan çocuklar. Biz nasıl bayram yapalım.


Hümeyra Yabar:

Özlediğimiz, Gazze topraklarında bayram çiçeklerinin açmasıdır. Zulmedenlerin geride iz bırakmadan silinip helak olması. Özlediğimiz, Türk beldelerinde ferahlık rüzgârlarının esmesidir. Uzaktaki kardeşlerimizin hak ettikleri emniyete kavuşması… O zaman bayram bayram olur. O zaman biz de çocuklar gibi kucaklarız bayramı.


Kübra Yavuz:

Nerede o eski bayramlar?” derken büyüklerimiz, “Nerede bir bir eksilenler?” diyorlardı şüphesiz, gizli bir lisan ile.

Küçüktük. Köyde kapıları tıklatıp adımları dinlerken, bir göz odada yaşayan ninelerin ve dedelerin sürgüyü usulca çekişini, gözlerindeki fersiz ışığı, yüzlerindeki parlak gülümsemeyi sezerdik. “Daima bayramlara gelesiniz, güzel günler göresiniz,” duaları dökülürdü dillerinden. Onlar bayramda bayramı özlerken, bizler bayramı yaşardık ürkek bir mutlulukla. Katmerli tenleri yüzlerimizi öpünce, bir gün bayramda bayramı özleyeceğimizi hissederek yaşardık.

Eskiye özlem her daim içimizde. Ne var ki ümitvarız. Bu vesileyle daima bayramlara gelelim ve güzel günler görelim.


Merve Büyükçapar:

Yonttuk günleri bayrama dek; geldi bayram. Tekbir seslerini takip edeceğiz dördüncü güne dek. Evden eve, şehirden şehre, ülkeden ülkeye, nehirden denize… Bir limon ormanında ıslanan ellerimizi yüzümüze sürdüğümüzde bayrama kavuşacağız. Öyle ki bayram bize kavuşacak! Çocuklardan anlaşılacak! Çünkü çocuklar bilince kutludur bayram! Tekbirlerle kutlanan bayram. Mübarek olsun!


Muhammed İnce:

Bütün öğretmenlerimizin kurban bayramı mübarek olsun. Hasseten cihadı, iradeyi ve fedakarlığı bize öğreten Gazze’nin  bayramını tebrik ederim. Varlıklarını cennet karşılığında Allah’a satan aziz hocalarımızın bayramını tebrik ediyorum. Kurban bayramı, nisap miktarı üstündeki insanların veren el olduğu bir bayram değil- ilahi emir tecelli ettiği vakit, canların ve malların Allah’a feda edileceğini ispat eden bir beyandır. Ve fedakarlığın nisabı yoktur. Bir gün bizler de kurban bayramını kutlayacağız. Zalimlerin rezil olduğu o sabahı bize göstermesi temennisiyle, kurban bayramınız, inşallah, kutlu olsun.


Leyla Polat:

Arifler vuslata bayram derler. Filistin de yaşanan katliamlar son bulup zafere ulaşınca vuslata ereceğiz inşallah. Bayramımızın o bayram olması temennisiyle…


Nurcan Avcı Bayraktar:

Çocukken bir Kurban Bayramı’nda ağaçtan topladığımız erikleri yıkadığımız sırada et kazanının içine dizim girmişti. Annem ailesini ziyarete başka bir köye gitmişti. Ablam kucaklayıp eve taşıdı. Soyulmuş dizime ilaç sürdü. O bayram evde yatarak geçti. O benim en kötü bayramım, diyordum ama değilmiş. Her sabah çocukların öldürüldüğü bir dünyaya uyanıyoruz. Azılı bir katile masum insanları kurban veriyoruz. O katili dünyadan silmedikçe bize huzurlu bayramlar yok. Bizim bayramımız Kudüs’te kardeşlerimizi kucakladığımız gün olacak. Rabbim bir daha ki bayramda Filistin’in kurtuluşuyla çifte bayram yaşamamızı nasip etsin. Bayramımız bayram olsun.


Özge Özen:

Bayram… Sevinçle kardeş olan bu kelimenin getirdiği duyguyu tam anlamıyla yaşayamıyoruz şimdi. Yeniden kapısına ulaştığımız için şanslı hissettiğimiz bu günde bir yanımız buruk kalmaya devam ediyor. Bayramın kapısından geçerken avucumuzda, çiçekli elbiseleriyle yanımızda olan çocuklarımızın elleri var. Aklımızsa bayramlığı külden olan çocuklarda, inancını yaşamasın diye evleri izlenen soydaşlarımızda takılı kalıyor. Ne sevincimize sırt çevirebiliyoruz ne üzüntümüze. İkisini aynı anda sırtlayıp geçmeye çalışıyoruz kapıdan. Havası bayram olan yeni bayramlara, günlere umut arıyoruz. Bütün kardeşlerimizle aynı anda sevincini yaşayacağımız bayramlara…


Rabia Berna Tümkor:

Kendimi bildim bileli bayramlardaki temennimiz, duamız değişmedi maalesef. İslam âleminin hep birlikte sevineceği, Müslüman kanının akmadığı bayramlara… Önce Afganistan, sonra İran Irak savaşı, sonra farklı bir coğrafya, şimdi Gazze. Bunlar benim bildiklerim.  Bitmedi, bitmeyecek. Melekler, tahminlerinde yanılmadı. İnsanlar yeryüzünde kan döküp fesat çıkarsa da atamız Adem as, meleklere üstün kılındı. İnsan kainatın en değerlisi oldu. (Esfeli safilin olma tercihi kendisine bırakıldı.) Kabil ve Habillerin mücadelesi devam ederken bayramlar, bir meltem gibi esecek kötülüklerin arasında.  Ellerine şeker, oyuncak tutuşturulan çocukların yüzü gülecek. Dargınlar barışacak belki. Bayram namazlarında Allah Teala’nın büyüklüğü kainata ilan edilecek. Her şeye rağmen bayramımız mübarek olsun.


Rahşan Tekşen:

Ne zaman bir güzelliğe sevinecek olsak, cenaze evinde kahkaha atan bir aklı yitiğin derekesine düşmüş gibi utanıyor, neşemizi, nefes borumuza kaçan küçücük bir nimet parçası gibi hissediyoruz. Değil konuşmak, nefes bile alamıyoruz. Düğünler, doğumlar, vuslatlar, koca koca mutluluklar küçülüyor; yolunu şaşıran bir ekmek kırıntısı gibi sesimizi soluğumuzu kesiyor. Çırpınıyoruz, ama tek kelime edemiyoruz. Gözlerimizden yaşlar akarken anlıyoruz ki çocuklar ölmeye, analar ağlamaya, bombalar patlamaya devam ettikçe hiçbir yumruk göğüs kafesimizin altında birleşip bize nefesimizi geri vermeyecek, hiçbir yumruk neşemizi bize bahşetmeyecek. Çocuklar ölmeye, analar ağlamaya, bombalar patlamaya devam ettikçe bayramlar bile bayram olmayacak.


Resul Bulama:

Müminin bayramı bir yanıyla hep buruktur. Yeise düşmemek için bayramın hakkını verir, Allah’ın dini hâkim olacak güne kadar bir yerlerde mutlaka zulüm olacağını bilir. Bazen bu çizgiyi ayırt etmek zordur. Bugün ise Gazze ve Bayram arasında bunu apaçık görmekteyiz. Karamsarlığa düşmemek için bayram edeceğiz ve büyük bayram için bekleyeceğiz.


Rüveyda Şener:

Günleri insanlar arasında döndürüp duran Allah’ın takdirine rızayla…Yalnızca O’na açılan ellerinizden öperim. Mazlum bir babanın, evlatlarının tabutu başında bir annenin ve henüz emzikte bir çocuğun. Belki Aisha Jihad belki Hamza Raid’in. Çünkü hiçbirimiz büyük değiliz sizden. Yaşımız başımız yetmiyor sizlere yetişmeye. İsimlerinizin yanında yaşlarınızın yazdığı haberleri okuyoruz. Okuyoruz o kadar. Affedin, son dakika haberlerine bile konu edilmiyor kanlı bedenleriniz. Rakamlar veriliyor sadece. Rakamdan ibaretmiş gibi kayıplarınız. Üzerimizden silinmeyecek şahitliğin ağır yükünü sırtlayarak bayram sevincinin önünde durduk, buradan öteye geçit vermiyor hüznümüz. Neşemiz buruk, ekmeğimiz tatsız. Çocuklarımıza bayramlıklarını giydirdik yine de. Bunu da siz öğrettiniz. İmtihanı sabırla yüklenirken, Allah’ın hediyesine şükürle kucak açmayı. Kendi derdine düşmüş dünyaya esef ediyorsunuz biliyorum. Müslümanların haline bakıp “Meta nasrullah” diye soruyorsunuz. Bu yüzden kaldıramıyoruz yerden bakışlarımızı. Bir gün affedilmeyi umarak öpüyoruz ellerinizden. Annesinin karnında henüz doğmamış o bebeğin mübarek ellerinden. Bayramımızı bayram edecek “hürriyet” için yalvarıyoruz Allah’a. Özgür Filistin’e, özgür Kudüs’e.


Sümeyra Yaman:

Hz. İbrahim’in evladı Hz. İsmail’e teslimiyeti öğrettiği bir adanış yolcuğudur kurban.

Bir babanın “Rabbim emretti” deyip bıçağa uzanışı, bir oğulun “Beni sabredenlerden bulacaksın” diyen teslimiyeti ile anlam kazanır bugün. Kabe’yi tavaf eden her adım, Mina’da şeytana atılan her taş, Arafat’ta dudaklardan yükselen her dua bu teslimiyetten biz iz taşır. Filistin’de doğan her bebek, sabırla ve umutla evladını yetiştiren her anne, kırılan tuğlaları onarıp hayatına devam eden her genç bu teslimiyetten gücünü alır.

Nefsin, malın, evladın, dünya sevgisinin Allah’a yakınlaşmak için feda edilmesinin bir sembolü olan Kurban Bayramının, teslimiyeti yeniden kuşandığımız bir başlangıç olması duasıyla bütün Müslüman aleminin Kurban Bayramını tebrik ederim.


Şafak Çelik:

“Bayrama gitmek” diye bir şey var. Sevdiklerimizle bir arada olabilmek için bazen şehirler, hatta ülkeler aşmamız; kilometreler aşmak, uzun seyahatlere çıkmamız gerekir. Ve kavuşma anının sevinci, birlikte kurulan sofraların lezzeti, koyulaşan sohbetin tadı her bayramı kendine özgü kılar.

Üstelik dünya yüzeyindeki milyonlarca Müslümanın tek vücut olarak alınlarının secdeye gittiğini, ellerinin semaya açıldığını, aynı yemekler olmasa da aynı sofraya oturduğunu hissettiğimiz andır bayram.

Fakat bazı coğrafyalarda Müslümanlar bu kutlu bayramlaşmayı yaşamak için yolları aşamazlar. Ülke sınırlarını değil, kıtaları aşsalar da varamazlar. Bayramlık aldıkları çocukları kutlu bir menzildedir, ellerini öpmek istedikleri ataları önden gitmiştir. Onlar arkalarından gitmek isteseler de gidemezler. Yalnızca birlikte geçirilmiş bayramların özlemi kalır gözlerinde. Her bayram, önceki bayramların özlendiği bir tören anıdır onlar için, bayram kutlu olsun…


Selman Nuriler:

Dünyanın keşmekeş manzarası bazen “Bu sene bayram gelmeyecek mi acaba,” diye düşündürüyor insanı. Gazze’de olup bitenleri gördükçe hele… Bayram geliyor ama, hep geliyor. Çocuktan ihtiyara herkesin ağzına bir parmak bal çalıyor. Hissetmemek ne mümkün. Burada olduğumuz sürece kutlayacağız. Mübarek olsun.


Sevgi Yerlioğlu:

Sevinçle gelir bayram. Eşitler, temize çeker.Yan yana olunca daha güzel, daha kuvvetli, daha coşkulu olur Müslümanlar.
Filistin bir sınav kağıdı her mümin kulun önünde, diyen Zarif şair, bayramlarda da o beyaz kağıdı itiyor önümüze. Soruların cevaplanması için zihnimize fer kalbimize kuvvet veriyor Allah, teşrik tekbirlerini ekliyor sesimize. Sesimiz rengini, ruhumuz kıvamını buluyor. Gazze’nin her tekbirde tazelenen imanı ve direnişi, bayram namazında yeniden kayda geçiyor.
Bütün yıkılanlara rağmen ayakta kalmaya devam eden müminlerden öğreniyoruz hakiki manada saf durmayı.
Bir gün özgür Aksa’da bir bayram sabahı yan yana olmayı dileyerek…


Şule Köklü:

Çocuklarının gözyaşının akmadığı, savaşların olmadığı, insanın insana ve yaratılan her şeye sevgiyle baktığı bir dünya özlemi içindeyken cümle inananların mübarek kurban bayramını kutluyorum.


Şükran Binark:

Mübarek kurban bayramının İslam alemi için hayırlara vesile olmasını;  açlık, hastalık ve zulüm altındaki kardeşlerimizin feraha erişmesini; Filistin’i , Gazze’yi, insanlığı görmeyen gözlerin açılmasını, zalime dur diyen  ellerin ve dillerin artmasını; dost, akraba ve kardeşlerimizle coşkuyla geçirilen bayramlara tekrar kavuşmamızı yüce Allah’tan niyaz ederim. Bayramımız bayram olsun vesselam…



Beğendiniz mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0 Tartışmaları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir