NE ACAYİP ŞEYLER BUNLAR


Ceyhun Balcı’nın Ne Acayip isimli öykü kitabı bir ilk kitap. Seviyorum ilk kitapları okumayı. Onlardaki heyecan benzemiyor başka şeye. Balcı’nın kitabı bizi alıp bundan yüzlerce yıl öncesine götüren yer yer fantastik yer yer bir masal havasının içine çeken öykülerden oluşuyor.

Zaman değişiyor, mekânlar da zamanın ruhuna uygun olarak yüzyılın rengine bürünüyor. Miladi 16. yüzyılda vâkidir, hicri 11. yüzyılda vâkidir, Cemaziyelahir ayında vâkidir. 17. asırda vâkidir, Erbainde vâkidir gibi ifadeler öykünün başına eklenmiş. Böylelikle okuyucu kendini öykünün zamanına hazırlamış oluyor.

Şule Yayınları’ndan çıkan kitapta on iki öykü var. Zamanın diline ve tutumlarına özen gösteren Balcı, ele aldığı konuyu nüktelerle ve gizemli olaylar silsilesiyle besleyerek sadece zaman-mekân değişimi yapmıyor, aynı zamanda kurguyu da zamanın şartlarıyla süslüyor.

“O sırada dükkânın henüz peştamal bağlamış kalfası Çil Hasan, Hamdi Efendi’nin başını dizlerine yaslamış, sakalını perdah ediyordu.” (s.11)

Burada Osmanlı dönemindeki “peştamal bağlama” geleneğine bir gönderme yaparak okuyucunun olayları daha net yaşamasını sağlıyor.

Kedili Dünya öyküsü “Bir işrethane-i dünyadır Galata,” diyerek başlıyor. Hicri 11.  yüzyıldayız. Yaşanan her şey bir masaldan çıkmış gibi öylesine esrarlı. Fasih Dede’nin yüreğindeki sese kulak verip kediler ile dolu bir dünyada kendimizi bir şiire teslim ediyoruz. Kediler her şeyin önüne geçiyor. Sevmek kadar ayrılmak da var. Hüzün her daim yanı başımızda. Otuz dokuz kedisi de tek tek ölünce Fasih Dede’ye de hayat dar geliyor. Kırkıncı kedisi ile birlikte göçüyor dede bu alemden. Sevmek işte böyle bir şeydir dedirtiyor öykünün sonunda Balcı.

Öykülerin tümünde kalbe dokunan bir nokta yakalayabiliyorsunuz. Zaman hiç önemli değil. Kalp sesini er ya da geç buluyor. Bazen tebessüm ederek bazen hayrete düşerek yakalıyor öyküler sizi. “Teşekkürler Elbisem” öyküsünü okurken içinizde nükte, beğeni, ironi gibi gel gitler yaşıyorsunuz. “Ceza-yı Simindar”da şiirler yol gösteriyor size. “Feneri Söndüren Mum”da düşen bir ak ya da aklanan karalar size eşlik ediyor.

Ceyhun Balcı’nın öykülerini farklı kılan bir özellik de kahraman seçimleri olarak karşımıza çıkıyor. Kahramanlardan bazıları tarihî kişilikler olarak seçilmiş. Tarihte böyle bir kişi var, özellikleriyle de tarihte kendine yer bulmuş. Balcı alıyor bu tarihî şahsiyeti, kendi kurgu dünyasıyla buluşturarak öyküsünün kahramanı yapıyor.

“Teşekkürler Elbisem” öyküsünün kahramanı Abaza Mehmet Paşa, Osmanlı’da vezirlik, valilik, devlet adamlığı, kumandanlık yapmış bir isim. Tüm bunların yanında giyimiyle de tanınan ve dikkat çeken paşayı bu özelliğiyle konu etmiş Balcı.

“O gün İstanbul’daki kıyafetler birden eskidi. Abaza Mehmet Paşa’yı camdan seyreden kadınların gözünde, kocalarının kıyafeti eskidi. Eğlence meclislerinde arz-ı endam eden zariflerin, samur kürk giyen vezirlerin kıyafeti eskidi.” (s.28)

Sürükleyici öyküler yazıyor Balcı. Sıradan olmaması için olaylar zinciri, akışı sağlayan yan olaylarla da ana temayı canlı tutuyor. “Kimlik” öyküsünde dalkavukluk mesleğinin inceliklerini öğreniyoruz. Bu mesleği icra eden Memi Çelebi, Ebe Selim, Mendebur Rıza isimleri anılırken iyi bir dalkavuk nasıl olunur sorusunun şifreleri de veriliyor. Kahramanlardan biri olan Bereket’in dalkavukluğu bırakma hikâyesi ve sonraki halleri bir kimlik meselesi olarak işleniyor öyküde.

“Dalkavukluk, itibarı düşük olsa da büyük kabiliyet isteyen bir meslektir. Hane sahibinin mizacına uygun konuşmak, keder sahibi insanlara neşe vermek, üstelik bunları küfürsüz söz cambazlığıyla yapmak az iş midir?” (s.50)

Kitaba adını veren “Ne Acayip” öyküsü için 19. asırdayız. Yıldızlarla yolumuzu buluyoruz. Çok efsunlu ve gizemli bir öyküde acayip olabilecek her şey var. Hülyacı Mehmet Efendi’nin rehberliğinde yıldızlardan haberler bekliyoruz.

Ceyhun Balcı’nın öykülerini büyük bir keyifle okudum. Kitabı okurken zaman kapılarının ardı ardına açıldığını hissedeceksiniz. Yaşadığınız zamandan bir anlık da olsa uzaklaşmak, tarihin gizemli sokaklarında gönlünüzü eğlendirmek ve çok acayip hikâyelere şahit olmak için Balcı’nın öykü dünyası sizleri bekliyor.


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0 Tartışmaları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir