O DİZLERİ KUŞANAN


burada toprak vakitsiz kızarır
tohumlar durmadan tazeler aydınlığı
çocukların cesaretinde bahar tekrar eder
bunca dik omuzun harladığı ateşe
İbrahim’le beraber düşer sesimiz
oradan korkusuzca su olup çıkmak için
dizlerini bırakır bir secdeden doğrulan
bundan mı eğilmez o dizleri kuşanan
bundan mı ateş nedir,yanmasını bilene

bizimse ağır gözlerimiz geceden beri ıslak
ahdini tazeleyen yağmurla kefesi bir
zeytine ve yeşile, limona ve sarıya
kırmızı bir direnişle savrulur bayrak burda
fonda Naci En Palestina
fonda koyu bir şahitlik
parmak ağrıları titrek, uyuşmuş kalp sesleri
yaşıyorsan sırtındaki kırbacı unutmadan
mağaradan çık ve dağı hatırla
yoldaş olmak için yol da verildi sana

hatırla, iki melekten bahsettiğinde
omuzlarını öpen o çocuğu
saçları dağılmış kederden bir başkası
merceğe değil dünyaya baktığından emin
sesinde bırakmaktan korktuğu uçurumu
her gün gözleriyle yoruyor, yordukça daha diri

uykuda bile tetikte tırnakları
uykuda kendine doğru kıvrılan kağıt
yakası gemi olacak suyu bulabilse
yüzmeyi unutmuş kat izleri belirgin
yürümeyi tutmuş aklında bir
gemiyi kaldıran deniz
nasıl alaşağı eder çekmeden gömleğinden

kızın saçları söğüt ipliği yeşil, enter
bunu mu demek istediniz
yeşil ipler, söğüt dalı, geriye akan saçlar
belki de bunu
ekrandan bir ışık tutuyor kalbimize
gözlerinde bir ateş böceği kımıldayıp duruyor
hayır anlatamadım bir motor gürültüyle
aramak bir kutu ve içinde binbir hurda
yıldızlardan tarihe oradan boşluklara
külden önce ateşe ve soğumuş demire
taze kelimeleri kımıldıyor dalında
ıslığı kesilmemiş tüter dudağı yeşil
ince düğümü tutar mıknatısı çiçeğin
bunu demek isterdim kelimelerim taştı
aralık bir kapıdan sızdı söz bilmezliğim

saydam camda kelime kırmızı yanıp söner
adını bir ekranda görünce ben inandım
her gün bir mezar taşı siyahı yontan beyaz
adının yazıldığı şeritte gür bir bayrak
rüzgarını yırtacak tutmasa nefesini
dalgalanıp duruyor bütün gölgeler alt üst

mağaralar uyutmaz insanı kaybolmuşsa
kirlenmiş beyazın dalgasında bir renk
bayrak ekranda yeşil beyaz
bayrak yanıp sönüyor kırmızı siyah
onu gözlerimin bağını çözmeden Rab
gökyüzünde sallanan telli bir rüya gibi
görmek nasip olur mu müjdelen o günde


Beğendiniz mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0 Tartışmaları

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir