zeytin ağacından bahsetmeyeceğim omzuma değiyor halbuki
Meryem’i seyrediyordu hani yaslandığında ağaç ve anne
biz kaynayan taşı taş diye görmeyiz
ben atılan taşı taş diye görmem
benden sonra da görmeyecekler
bir tarak, saçlarını akıtıyor insanlığın düzgün, toparlanan , hazır dışarı çıkmaya
Kudüs demeyecektim sabırla başımızda geziniyor halbuki
hazır ediyor, şehirler şehir olmayı öğrensin
bir kaya nasıl yükselir en sevilen ayak bastığında, öğrensin
ağıt da şiirdir yankılanan nasıl, öğrensin
güneş altında biriken mezar ve durakları yolun
unutulan selam değildir, öğrensin
kalbi daraldığında seferdeyse bir at, kefil olunacak ona
önce Selahaddin Eyyubi söylesin tekrar edelim biz
Kudüs! desin Kudüs! diyelim önce! desin biz öyle hep beraber
kendi nefesini alıp verecek insan böylece çiçeğe eklenecek kilitler
insanın da daralıyorsa kalbi ona da kefil
biz kaynayan taşı taş diye görmeyiz
ben atılan taşı taş diye görmem
benden sonra da görmeyecekler

0 Tartışmaları