Dünya iki şeyle kaim: Durmak ve yürümek
Duran her şey ve her nesne (ne ise ne) sükût üzere ya da sesini içeriye çekmekle mukimdir.
İnsanın düşünmesi için durması gerek. Duran her insan yapacak diğer işleri iptal ettiğinden düşünmek zorundadır.
Şayet bir insan durduk yere düşünmüyorsa ya natürmorta dönüşmüştür ya da ölmüş yani mort olmuştur.
Durup düşününce insanın kafası ve kalbi harekete geçer.
Salt hareket düşünmeyi ileri bir tarihe ertelemekle mesafe kat eder.
Burada biraz duralım.
* * * * * * * * *
Mobilize bir çağda yaşıyoruz.
Bir şey başka bir şey tarafından hareket ettirilmiyorsa buna otomobil diyorlar.
Bu bile düşüncesizce konulmuş bir ad.
Otomobil beyni, midesi ve organları, yani aksamı olmadan nasıl harekete geçsin?
Otomobili harekete geçirip muharrik kılan bir motivasyon var.
Zira bütün teknolojik alet ve aygıtlar gibi otomobiller de insanın ve sair canlıların teknolojik donanımından esinlenilerek icat edilmiştir.
Otomobil park halinde, hareket etmezken evdir. Yürütüldüğünde evin yürüyen şekline dönüşür.
Evler de böyledir. Yürüdüklerinde arabalaşırlar. Dünkü evler bugün yok. Ahşap konaklar, malikaneler… içindekilerle beraber geçip gittiler.
Burayı geçelim.
*** *** ***
Heiddegger “Dil varlığın evidir” demiş.
Doğru yerden bakmış ve doğru söylemiş. Hangi kültüre aitseniz o dilde ikamet edersiniz.
İnsan ait olduğu dil ile tanımlanır ve tanım yapar.
Dilin tekerlekleri yoktur.
Dil dönüp dolaşıp evine avdet eder. Tıpkı “avdet” kelimesinin bu cümleyi tamamlayabilmek için ait olduğu yere rücu etmesi gibi.
Dilini kaybeden evini kaybetmiştir. Yerleşik kültürden hızla uzaklaşır.
Dilden kayan da öyledir. Dilden kayan kelimenin anlamlar dünyasında yeri kalmamış demektir.
Buradan yürüyelim…
*** *** ***
Yürüyen ev misiniz, duran araba mı?
İki durumda da bir yerlerden bir yerlere doğru gidip geliyorsunuz sayılır.
Duran ev olmaktır asıl mesele.
Durdukça gittiği yerden kendine gelen.
Modern insan arabada konaklıyor. Anlamı şeyleştirir gibi arabayı evleştirmiş.
Ev var, ama evde kimse yok!
İstikrarsızlık gibi bir illetten mustaripsek, sebebi bellidir: Hiçbir şey yerinde durmuyor da ondan.
Fikirler, düşünceler, inanç ve kanaatler de evden kaçıp arabaya atladılar.
Nereye gidecekleri meçhul.
Bizde gelin eve ayak basmadan arabaya biner.
Evi olmadan evlidir.
Evlilik tek başına buna muktedir olmayan bireylerin yanlarına karşıt cinslerini de katarak ev ve araba alma teşebbüsüdür.
Aman arabanın da evin de şaftı kaymasın!
Daha sürdürmeden buraya noktayı koyalım.
Nokta bahçesiz bir evdir.

0 Tartışmaları